ÜRETİMİN ARKASINDAKİLER: MELEK YALNIZ
- 10 Şub
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 16 Mar
Melek Yalnız, Çükita Köyü’nden bir dokumacı. Geleneksel kara tezgâhlarda Feretiko
dokuyor; el işlemesiyle dokumayı bir araya getiriyor. Yirmi üç yılı aşkın süredir tezgâh
başında. 2017’den bu yana Moyy Atölye ile birlikte çalışıyor. Bugün yalnızca bir üretici
değil; Moyy Atölye’nin üretim sürecini ayakta tutan bel kemiği ustalardan biri.
En zor dokuların denemelerini tezgâh başında hayata geçirebilen bir zanaatkâr. Tasarım
aşamasında fikir olarak var olan, kâğıt üzerinde mümkün görünen pek çok deneme, onun
tezgâh başındaki deneyimiyle gerçek bir kumaşa dönüşebiliyor. Dokumayı yalnızca
uygulayan değil; dokunun sınırlarını bilen, zor olanı üstlenebilen, deneme ve cesaret
gerektiren süreçleri taşıyabilen bir usta.
Bu birliktelik onun için yalnızca bir üretim ilişkisi olmadı; zaman içinde hem mesleki hem
de kişisel bir dönüşüme dönüştü. “Feretiko benim için vazgeçilmez,” diyor. “Kenevirle
aramızda bir bağ var. Tezgâha oturduğumda dünyayla bağlantımı kesiyorum. Zihnim
sakinleşiyor, bedenim hafifliyor, bütün stresim gidiyor.”

Dokuma, onun için yalnızca ortaya çıkan ürünle sınırlı bir süreç değil; zamanla kurulan bir
ilişki. Tezgâh başında geçen saatler, hem düşünmeye hem de içe dönmeye alan açıyor.
Ortaya çıkan her parça, yalnızca teknik bir ustalığı değil; sabrı, dikkati ve emeği de içinde
taşıyor.
Moyy Atölye ile çalışmaya başladıktan sonra üretim hacmi ve maddi kazancı artarken, bakış
açısı da genişledi. Yeni fikirlerle tanıştı, farklı düşünme biçimlerine temas etti. Bu süreç,
onun için kendini geliştirebileceği yeni bir kapı araladı. Dışarıdan üniversite sınavına
girerek dokumayla ilgili bir bölüm kazandı ve hâlen eğitimine devam ediyor.
“Üretiyoruz, kazanıyoruz ama asıl önemli olan ufkumuzun genişlemesi,” diyor. “Moyy Atölye
bizi ileriye taşıyan bir marka.”







