FERETİKO
- 12 Şub
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
Feretiko, Doğu Karadeniz’e özgü, yüzyıllardır varlığını sürdüren geleneksel el dokuması bie kumaştır. Yerel halk arasında uzun yıllar boyunca günlük yaşamın doğal bir parçası olmuş; özellikle Rize ve çevresinde “Rize Bezi” adıyla anılmıştır. Günümüzde feretiko, bu köklü geleneğin bir göstergesi olarak coğrafi işaretli bir ürün statüsüne sahiptir.
Feretikonun kökenine dair kesin tarihsel belgeler sınırlı olsa da, bazı araştırmalar ve sözlü kaynaklar bu dokuma geleneğinin antik dönemlere, hatta milattan önceki dönemlere kadar uzanabileceğini öne sürer. Karadeniz kıyılarında yaşamış İskit toplulukları ve bölgenin Antik Yunan dünyasıyla kurduğu ticari ve kültürel ilişkiler, feretiko benzeri dokumaların çok erken dönemlerden itibaren bölgede var olabileceğini düşündürmektedir. “Feretiko” adının kökenine dair görüşler de bu çok katmanlı tarihsel bağlamı destekler; ismin Antik Yunanca kökenli olabileceği ve zaman içinde yerel ağızlarda dönüşerek bugünkü halini aldığına dair yorumlar bulunmaktadır.

Osmanlı döneminde feretiko dokumacılığı özellikle Rize çevresinde yaygınlaşmış; 20. yüzyıl ortalarına kadar neredeyse her evde el tezgâhlarında üretilmeye devam etmiştir. Dokuma bilgisi, büyük ölçüde kadınlar aracılığıyla, kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Bu bilgi yalnızca teknik bir beceri değil; yaşamın içine yerleşmiş kolektif bir hafızadır.
Geleneksel olarak feretikonun ana hammaddesi kendir (kenevir) lifidir. Bölgenin iklimine son derece uygun olan kenevir, geçmişte yerel olarak yetiştirilmiş ve ipliğe dönüştürülerek dokumada kullanılmıştır. Ancak kenevir tarımının yasaklanmasıyla birlikte bu üretim kesintiye uğramış; zamanla feretiko, pamuk çözgü ve kenevir atkı kullanılarak dokunmaya başlanmıştır. Bu değişim, kumaşın dokusunu daha yumuşak ve ciltle temas açısından daha konforlu hale getirmiştir.
Feretiko, geleneksel el dokuma tezgâhlarında, bez ayağı örgü tekniğiyle dokunur. Bölgedeki üretimde, 40, 70 ve 90 cm enlerinde kara tezgâhlar kullanılır. Üretim süreci yavaştır; dikkat, sabır ve ustalık gerektirir. Her parça, dokuyanın eli, ritmi ve kullandığı tezgâhın karakteriyle şekillenir; bu nedenle hiçbir feretiko bir diğeriyle birebir aynı değildir.
Kenevir lifi, tekstilde kullanılan en dayanıklı ve güçlü doğal liflerden biridir. Feretiko kumaş, nefes alabilen yapısı sayesinde vücut ısısını dengeler; yazın serin, serin havalarda ise sıcak tutan bir yapı sunar. Aynı zamanda doğal olarak UV ışınlarına karşı koruyucu, antibakteriyel ve cilt dostudur. Kullanıldıkça ve yıkandıkça sertleşmez; aksine yumuşar, parlar ve güzelleşir. Doğru bakım ile feretiko, yıllar boyunca kullanılabilen, zamanla değer kazanan bir kumaştır.

Bugün feretiko, yalnızca bir dokuma türü değil; Doğu Karadeniz’in doğayla kurduğu ilişkinin, kadın emeğinin ve yavaş üretim bilgisinin yaşayan bir mirasıdır. Her parça, üretildiği coğrafyanın izlerini taşır; kullanıldıkça yeni hikâyeler biriktirir.














